Geçtiğimiz günlerde yapılan Emlak Esnaf odası seçimlerinde Ankara Oda başkanlığı hariç mevcut adaylar güven tazeleyerek statükolarını korudular. Seçim arefesinde  ticaret odaları emlak komite başkanlarından derneklere,stklara kadar her birim başkanı kendi sevdiği veya yakın gördüğü adaydan yana tavır koydu.Bu durum komite seçimlerinede aynen yansıyacaktır. Muhtemel odurki gelecek günlerde Ankara İstanbul arasında mesleğimiz açısından görüş ayrılıkları ve bireysel çıkışlar artacaktır.

Mızrağın çuvala sığmayacağı aşikardır.Seçimlerde üyelerin temsil edilme kabiliyeti yüzde oniki civarındadır. Açıkçası emlakçılar  odaları ve komiteleri çok verimli ve yararlı bulmuyorlar. Bu sebeple seçimlere gereken ilgiyi göstermiyorlar.

Bugünden sonra biraz aykırı düşünülmesi gerektiğini düşünenlerdenim.Meslekte iki veya üç başlılık çok sıkıntı yaratıyor.Benim önerim emlakçıların tek kuvvet olarak anılmasını sağlayacak ,Esnaf tacir ayrımı yapmayan  Baro tarzı bir yapılanmanın bir an önce harekete geçirilmesi veya İşverenler Sendikası tarzı bir emlakçılar Sendikasının kurulmasıdır.Mevcut yönetici ve yönetim kurulu üyelerinin bu tarz bir yapılanmaya ne vizyonları yeter nede kapasiteleri.Çünkü onlar mevcut statükoyu korumak harici  bir işlemi düşünmezler. Aynı şekilde karşılarındaki muhalefette  benzer düşünce ve zihniyete hakim aday adaylarından oluşmaktadır. Onlardanda böyle bir haraket beklemek fazla iyimserlik olur.

Sonuç olarak bundan sonraki süreçte tamamen bağımsız Emlakçılar Barosunun veya Emlakçılar Sendikasının kurulması âcizane önerimizdir. Özellikle sendika konusunda işverenler sendikası, örnek alınabilir.Kanun içinse öyle çok uğraşmaya gerek yok.  Önünüze 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik kanununu koyun. Geçiş süreci ve müktesep hakları koruyun.Kanun taslağı yarın elinizde hazır olur.Aksi durumda daha çok selfi çektirenleri izlemeye devam ederiz.

Seyfettin Şenel